Kendini Bilmek
Psikoloji - II - Küçük Albert - Korku
Günlük hayatımızda korku, kendini iki ayrı düzeyde belli ediyor:
Buradan itibaren...
Devamını Oku...
- Bilinçdışı korku:
Arkandan yaklaşıp, hiç beklemediğin bir anda ellerimi çırpsam, büyük ihtimalle havaya sıçrarsın, hiç olmasa gözlerini kırparsın. Bu türden bir tepki üzerinde kontrolümüz yoktur. Bedenimiz, kendini korumak için, algı henüz bilinç düzeyine çıkmadan, yani zaman kaybetmeden hızla tepki vermek durumundadır. - Bilinç düzeyindeki korku:
Bir de bilinç düzeyinde kendini var eden ikinci tür, bir başka korku vardır. Buna kuruntu da diyebiliriz. Bu türden korkunun öğrenilmesi ya da yaratılması gerekir. Kuruntu olması, korkunun gerçekçi olmadığı anlamına gelmez ama, gerçekçi olduğu anlamına da gelmez. Gerçekçi olması ya da olmaması, kişinin çevresini ne denli gerçeğe uygun algıladığına ve sahip olduğu verinin doğruluğuna göre değişecektir. Küçük Albert sağır olsaydı, şiddetli bir gürültüyü kullanarak fareden korkmasını sağlayamazlardı.
Buradan itibaren...
Devamını Oku...
Comments
Sivrisinek
22/07/10 03:11 Şurada dosyalandı: Hayatin Icinden
Koluma bir sivrisinek konduğunu gördüm. Parmağımı bir toplu iğnenin yarısı kadar yaklaştırdım. Baktım hiç istifini bozmuyor. Kararlı görünüyor. Daha önce hiç yaşamadığım bir deneyim yaşamaya karar verdim, “Bırak” dedim, “Ne yaparsa yapsın sadece seyredeceksin.”Bu kararı aldığımda saate baktım. Sivrisineğin beni sokması ne kadar sürecek merak ediyorum çünkü. Çoğu zaman, şiddetli bir kaşınmayla birlikte bir sivrisinek tarafından sokulduğumuzu anlıyoruz. Bu defa başından sonuna seyretmeye kararlıydım.Devamını Oku...
Mucize
13/06/10 03:11 Şurada dosyalandı: Hayatin Icinden
Söylediğimiz her şey olasılıklara dayanıyor, “kesin böyle olacak” demek ve emin olmak mümkün değil. Ya odur ya budur ya da hiç bilmediğimiz başka bir şeydir. Denemeden bilemiyoruz.İnce bir bardak yere düştüğünde büyük ihtimalle kırılacaktır. Yine de yere düşen her ince bardağın kırılacağını iddia edemeyiz. Arada mutlaka kırılmayanlar da olacaktır. Mesela yere düşen dedik ama yeri tarif etmedik. Yerde pofuduk bir yastık varsa ne olur? :) Belki pofuduk yastık cam kenarında. Bardak yastıktan sekip aşağıdan geçen birinin üzerine düşüyor ama aşağıdan geçen adam bir hamal, sırtında bir küfe pamuk taşıyor, bardak da o küfenin içine gömülüyor. O zaman ne olur? :)
Devamını Oku...
Kendini Bilmek...
09/06/10 03:11 Şurada dosyalandı: Kisisel Gelisim | Belgesel
Bir dağın zirvesinde, bilge bir adam öğrencilerini eğitiyor. Oniki öğrenci, bilge adamın karşısına sıralanıyor. Bilge adam soruyor, "Yanyana dizildiniz, sizler kaç kişisiniz bir söyleyin bakalım?" Her sayışta oniki yerine onbir rakamı çıkıyor. Diyorlar ki, "O kadar saydık, hep bir kişi eksik." Bilge adam, her birini teker teker kuyunun başına çağırıyor ve buyuruyor: "Kuyunun içine bak, eksik kişi orada." Kuyunun içindeki sudan yansıyan kendi görüntüsüne bakanlar, "İşte kayıp kişiyi gördüm, boğulmuş" diyorlar. Hikayede anlatılan, kendini saymayı unutan öğrenciler, biraz aptal görünebilirler. Gerçekten öyle mi? Bu hikayedeki öğrenci sayısı aslında oniki değil, onüç. Öğrenci sayısını oniki kabul ettiğimizde, kendimizi saymayı unutuyoruz. İşte hikayenin anlatmak istediği bu.Devamını Oku...


