Manyetik Mavi
Bilmek, Bilmemektir...
Navigation
Hayatin Icinden

Soros Canlar

Nur anlatıyor, diyor ki, “Bir çift tanıyorum. İkisi de uluslararası bir şirkette çalışıyorlar. Maaşları iyi. Ev taksitleri bitti. İkisinin de birer arabası var. Çocuklarını özel okula gönderiyorlar. Sohbet ediyoruz, ‘daha bundan sonra...
Devamını Oku...
Comments

Sivrisinek

Koluma bir sivrisinek konduğunu gördüm. Parmağımı bir toplu iğnenin yarısı kadar yaklaştırdım. Baktım hiç istifini bozmuyor. Kararlı görünüyor. Daha önce hiç yaşamadığım bir deneyim yaşamaya karar verdim, “Bırak” dedim, “Ne yaparsa yapsın sadece seyredeceksin.”

Bu kararı aldığımda saate baktım. Sivrisineğin beni sokması ne kadar sürecek merak ediyorum çünkü. Çoğu zaman, şiddetli bir kaşınmayla birlikte bir sivrisinek tarafından sokulduğumuzu anlıyoruz. Bu defa başından sonuna seyretmeye kararlıydım.
Devamını Oku...
Comments

Asenkron Arkadaşlıklar

Bir telefon görüşmesi senkrondur. Bir arkadaşla, bir kafede buluşup sohbet etmek de senkron ya da eş zamanlıdır. Internet yaygınlaştığından beri, özellikle Facebook üzerinden yoğun bir asenkron arkadaşlık faaliyeti sürüyor :)

Bir arkadaş "durumunu" güncelliyor, bunu gören diğerleri yorum yapıyor. Sanki kafede otururken aklından geçenleri söylüyor, orada bulunan arkadaşları da bunun üzerine konuşuyor gibi. Tek fark, eş zamanlı olmaması. Herkes; farklı zamanlarda, kendi bilgisayarının başında olup, aynı konuda konuşabiliyor.
Devamını Oku...
Comments

Astroloji Neden Saçmalık Değildir?

Güzel bir yaz akşamı, şehir dışında bir yerde oturuyoruz. Gözlerimiz göklerde. Parıldayan yıldızlardan birini seçip gözlerimizi o yıldız üzerine odaklıyoruz. Herbirimiz bunu pek çok kez tecrübe etmişizdir.

Bir yıldıza odaklandığımızda ne görüyoruz? Yıldızın ta kendisini! O yıldızdan kopan ya da yayılan parçalar tam da yıldıza baktığımız sırada gözümüze temas ediyor. Yıldız bize dokunuyor. Peki biz bir yıldıza bakmadığımızda, yıldız bize dokunmuyor mu? Dokunuyor. Saçımızın teline, tenimize, giysimize, her yanımıza dokunuyor. Ana rahmine düştüğümüzde, babamızın spermi, annemizin yumurtasıyla buluştuğu anda, yıldızlar bize dokunmuyor muydu? Dokunuyorlardı.Devamını Oku...
Comments

Şeytan

Ben görmüştüm bir kere, bizim bir arkadaş ölmüştü. Cenazesini toprağa veriyoruz. Mevtanın kız kardeşi dövünüyor da dövünüyor: “Vay benim abim, hay Allah’ım sen benim abimi nasıl alırsın. O çok iyi bir insandı.” Yüksek sesle ağlıyor. Aynı zamanda da dua okunuyor. Kadının ağlamaları, haykırışları duayı bastırıyor. Hoca dua okumayı kesiyor, “Getirin onu buraya” diyor sinirle. “Sen niye ağlıyorsun? Topraktan geliyoruz, toprağa gidiyoruz. Allah verdi, Allah alır.” Kadın susmak bilmiyor. Hoca sonunda dayanamayıp kadına gürlüyor: “Oraya kardeşin yerine seni gömeceğiz bak!” Kadın korkuyor, koşarak kaçıyor.Devamını Oku...
Comments

Öbür Yanak



Melek: Dünya var olduğundan beri herkes birbirini yok etmeye çalışıyor!

Berk: Herkes değil!

Melek: Peki bunca öğreti, dinler, sevgi, felsefeler, bunlar nereden geliyor?

Berk: Aynı kaynaktan.

Melek: Çocuklarımıza neyi öğretmemiz gerek? Öbür yanağını dönmesini mi yoksa öldürmeyi mi?

Berk: İkisini de.

Melek: Peki öldürmeyi öğretince, daha güçlülerden kim koruyacak?

Berk: Öbür yanak.

Melek: Burada kazanan var mı ki?

Berk: Her zaman.

Melek: Dünyanın bugünki haline baktığımda ben kazanan kimseyi göremiyorum.

Berk: Medyada görünmüyorlar pek.

Melek: Kardeş, kardeşi kırarken! Çığlıklar atıp haykırmak istiyorum: Bunca acı ne diye!

Berk: Tekrar ediyorum: Bunca öğreti, dinler, sevgi, felsefeler. Sevgiler :)Devamını Oku...
Comments

Mucize

Söylediğimiz her şey olasılıklara dayanıyor, “kesin böyle olacak” demek ve emin olmak mümkün değil. Ya odur ya budur ya da hiç bilmediğimiz başka bir şeydir. Denemeden bilemiyoruz.

İnce bir bardak yere düştüğünde büyük ihtimalle kırılacaktır. Yine de yere düşen her ince bardağın kırılacağını iddia edemeyiz. Arada mutlaka kırılmayanlar da olacaktır. Mesela yere düşen dedik ama yeri tarif etmedik. Yerde pofuduk bir yastık varsa ne olur? :) Belki pofuduk yastık cam kenarında. Bardak yastıktan sekip aşağıdan geçen birinin üzerine düşüyor ama aşağıdan geçen adam bir hamal, sırtında bir küfe pamuk taşıyor, bardak da o küfenin içine gömülüyor. O zaman ne olur? :)

Devamını Oku...
Comments

Kara Kedi ve Karga

İçinde yaşadığımız bu evren öylesine geniş ve büyük ki onu tam anlamıyla anlamamız mümkün görünmüyor. Mevlana’nın dediği gibi, testi koca denizi nasıl içine alsın? Bilmiyoruz, bilemiyoruz. Karanlıkta yaşıyoruz.

Sabaha karşı saat beş. Arka bahçede kargalar yüksek sesle bağırışıyorlar. Normal bir durum değil. Kafamı merakla dışarı uzatır uzatmaz, birkaç metre ileride, çok genç, uçmayı yeni öğrendiğini tahmin ettiğim bir karga görüyorum. İki karış ötesinde de bir kara kedi. Yerdeki genç karganın ebeveynleri kediyi kaçırmak için ortalığı birbirine katıyorlar. Bu olay geniş dallı bir ağacın altında gerçekleştiği için, kedinin üstüne pike yaparak kaçıramıyorlar.

Kedi, genç kargayı yokluyor. Genç karga uçamıyor mu? Kaçmıyor, olduğu yerde duruyor.
Devamını Oku...
Comments