James Cameron - Avatar - Eleştiri - III - Cinsel Hayat
Bu yazının ilk bölümünü okumak için burayı tıkla
Henüz filmi seyretmediysen ve seyretmeyi planlıyorsan, yazının buradan sonrasını okuma derim çünkü film üzerine kafama göre konuşacağım. Dolayısıyla bazı sırlar açığa çıkabilir, filmin seyir keyfi yok olabilir.
Bu yazı toplam 5 parçadan oluşuyor. Yazının tamamını, aşağıdaki bağlantıyı tıklayarak, PDF biçiminde bilgisayarına indirebilir, internet bağlantısına ihtiyaç duymadan, dilediğin yerde okuyabilirsin:
Pandora’da Cinsel Hayat
Yoğun bir cinsel baskı altında yaşadığımızdan olsa gerek, cinsellik dilimize vuruyor. Dile vuranın önce düşünceye, biraz öncesinde de bedene vurması gerekiyor. Başkalarının cinsel hayatlarını merak ediyoruz. Bu “başkaları” Avatar’da gördüğümüz kurgusal karakterler olsa bile, sonuç aynı, merak ediyoruz. İnsan hiç aralarına karışmak istediği halkın cinsel hayatını merak etmez mi?
Ediyoruz işte :)
Genel Görünüm
Navi halkı biz insanlara göre dev gibi ki bunun için sebep olarak yerçekiminin az olması gösteriliyor.
Navi toplumunu oluşturan cinsel yapı, bizlerden çok da farklı görünmüyor aslında. Çocukları oluyor. Doğuyor ve ölüyorlar. Çiftler halinde ve tek eşli yaşıyorlar. Jake’in yavuklusu Neytiri mealen, “Bir yastıkta kocayalım inşallah, bizim burada adet böyle” diyor :) Gerçi, insanoğlu, gizlemeye çalışsa da, çok eşli bir yapıya sahipmiş gibi görünüyor. Bu açıdan ayrılıyor yani.
Jake ve Neytiri, bir ömür boyu birlikte yaşamak üzere birleşiyorlar ama nasıl?
Derecelendirme Kurumu

Amerika’da filmleri derecelendiren bir kurum var. Bir süre önce, Türkiye’de de benzer bir uygulama başladı.
Yönetmen ve yapımcılar, ya kafalarına göre film çekip, derecelendirme kurumuna gönderiyorlar ve orada hangi derece verilirse verilsin kabul ediyorlar; ya da belli bir derece almayı daha en baştan hedefleyip, filmlerini buna göre çekiyorlar.
Derecelendirme kuruluşu sivil olduğu için, herhangi bir hukuki yaptırımı yok. Seyirciler, özellikle çocuğu olanlar, bu dereceleri ciddiye alıyorlar. Böylece hangi filmi yalnız, hangisini çocuklarıyla beraber seyredebileceklerini önceden kestirebiliyorlar.
Avatar’ın derecesi PG-13; yani, en küçük seyirci on üç yaşında olabilir ve filmi seyrederken yanında ailesi bulunmalıdır. Bu dereceyi alabilmek için Avatar’ın açıkça cinsel çağrışımlar içermemesi gerekiyor. Bu sebeple yönetmen James Cameron, film için tasarladığı sevişme sahnelerinden vazgeçmek zorunda kalmış. Ayrıca, tamamen çıplak bedenleri, istemesine rağmen gösterememiş.
Işıldamalar
Navilerin yüz ve bedenlerinde, biyoluminesans adı verilen ışık kaynaklarını çağrıştıran ışıldamalar görüyoruz. Daha çok, nerdeyse hiç güneş ışığı ulaşmayan okyanus derinliklerinde, bu türden ışık üreten canlılara rastlıyoruz. Yönetmenin de okyanus derinliklerine tutkun bir sanatçı olduğunu hatırlayınca, esinlemenin nereden geldiği hemen belli oluyor. (Bkz: Aliens of the Deep)Söylentilere göre, bir Navi kadınını, muhtemelen Neytiri’yi çıplak gösteren bir sahne varmış. Navi kadınlarının göğüs uçlarında, bedenlerindekine benzer ama turuncu renk veren ışık kaynakları bulunuyormuş. Heyecanlanan kadının göğüs uçları ışıldamaya başlıyormuş. Bu sahneleri filmden çıkarmak zorunda kalmışlar.
Yine de filmde hızla geçilen ama niyeti belli eden bir sevişme sahnesi görebiliyoruz.
Avatar: Sevişme Sahnesi
Hani Jake ve Neytiri’nin öpüştüğü sahne vardı ya; o sahneyi takip eden, filmin orjinal senaryosunda okuyabildiğimiz ama filmde göremediğimiz şöyle bir bölüm var:
Neytiri, at kuyruğu biçimli kendi saçının ucunu alır ve kaldırır. Jake de titremeli bir beklentiyle aynısını yapar. Saçların ucundaki dokungaçlar, sanki bağımsızca kendi kendilerine hareket ederek birbirlerine sarılmak için uzanırlar.
Filmde böyle olmuyor tabi. Jake ve Neytiri’nin birlikte olduklarını sezebiliyoruz ama bunu nasıl yaptıklarını bilmiyoruz.
Her ne kadar senaryoda, hatta filmde, cinsel birleşmenin, saçları ucunda kıvrılan dokungaçlarla gerçekleştiği izlenimi yaratılmışsa da; “O zaman neden kasık bölgelerini kapayan giysiler taşıyorlar” sorusunu sormak şart oluyor.
Ayrıca yukarıdaki sahnede, Neytiri’nin belindeki bıçağın pozisyonu ve duruşu, Jake’in ve Neytiri’nin kuyruğunda gördüğümüz gerilim, dokungaçlardan daha fazlası olduğunu düşünmemize neden oluyor.
Yönetmen bu konulara bir açıklama getirmemiş. Ne filmde, ne de söyleşilerinde.
Filmde çalışan ama ismini gizli tutan bazı kişilere göre, insanlarda bulunan tüm organlar, Navi’lerde de bulunuyormuş :) Üzerleri, organları korumak için bazı dokularla kaplıymış. Gerektiğinde bu dokular kendiliğinden açılıyormuş.
Hem bir Navi kadınının çıplak bedenini, hem de filmin basına sızan ilk görüntülerinden birini görmek için, bakınız: Marketsaw.
Yazının devamını görmek için tıkla...
Paylaş:
blog comments powered by Disqus









