Arşiv: Hikayeler

Satıcı ve Dilenci Giremez!

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 26 Şubat, 2007 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

Amerika’da yayınlanıp başarılı olan kitaplar Türkçeye çevriliyor ve yayıncı Türkiye’de de başarılı olacağını umut ediyor. Doğru reklamla beklenen sonuç elde edilebiliyor edilmesine de belirgin bir kültür farkı daima kendini belli ediyor.

İnsanları etkilemek üzerine yazılan kitapların çoğu satış konusundan bahsediyor. Bu çok doğal. Diğer insanlarla iletişime geçtiğimiz her an bir şeyler satmaya çalışıyoruz. Her zaman ortada […]

Dünyanın En Güzel 11 Şeyi

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 30 Ekim, 2006 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

Best Thing isimli site ziyaretçilerine çeşitli sorular soruyor. “Ütopyayı mı yoksa arabanda seks yapmayı mı tercih edersin?” gibi sayısız soru var. Sorulara verilen cevaplar analiz ediliyor ve ortaya dünyanın en iyi on bir şeyi çıkıyor.

Daha önce hiç bilmemene rağmen uçabildiğini keşfetmek.
Uyandığında, perşembe değil de cumartesi olduğunu anlamak.
Kendini dünyanın herhangi bir yerine, anında transfer edebilmek.
Seni […]

Genetik Memetik Yap Bir Şeyler Ortaya!

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 11 Eylül, 2004 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

“Yalnızlığın nasıl hissettirdiğini bilir misin?”
Sessizlik.
“Ya yalnızlığın nasıl hissedildiğini?”
Bilgisayar havalandırmasının mini bir şantiyeyi andıran sesi, komşu televizyonlardan yayılan sinik müzikler, anlaşılmayan konuşmalar ve şehrin dip gürültüsü duyuluyordu. Hava iyiden iyiye soğumaya başlamıştı. İnsanın içine sıcaklık veren bir ses, koku, ten yada görüntü yoktu. Kırmızılar, turuncular, sarılar ve yeşiller bile buz mavisi kesilmiş, neşeli sesler solup yitmiş, […]

Nasıl Mutlu Olunur?

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 9 Eylül, 2004 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

Ali, bir şeylerin gün boyunca kötüleşeceği fikriyle yataktan fırladı ve uyku ile uyanıklık arasında şöyle bir sallanırken, üşüdüğünü fark etti. Böyle zamanlarda kötü beklenti eşiği alçalır, gün boyu yaşadıklarını hep kötüye yorumlar, keyifsiz bir gün geçirirdi. Kazandığı paralar az, yaptığı ödemeler çok görünürdü. Sevgilisinin, annesinin, kuzeninin, ablasının hatta Bakkal Amca’sının iyi niyetle, düşünmeden salıverdiği kelimelerden, […]

Sana Tanrı’ya İnanma Diyemem…

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 16 Ağustos, 2004 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

“Sana Tanrı’ya inanma diyemem. Kimse dememeli.” Sonra, sigarasından bir nefes çekmiş ve gözleri uzaklara dalmıştı. Ne demek istemişti? Uyandığında hala bunu düşünüyordu. Sözleri bir kez daha yankılandı zihninde:
“Sana Tanrı’ya inanma diyemem. Diğer yandan inan da diyemem. Kimse dememeli. Bu bir kabul edişten çok, bilgiyi arzulamak ve aramak anlamına gelmeli, bilinçli bir karar olmalı. Bilinç nedir […]

Karanlık Topraklara Kabul Edilmek…

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 28 Temmuz, 2004 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

Alacakaranlık, yerini asfalt karası geceye bırakırken, yıldızlar birer ikişer şehrin ezici, soğuk aydınlığından çekinen titrek ışıklarını açmaya başladılar. Tam da bu sırada, günün yaldızlı kalın kadife perdesinden kurtulan kötülüğün krallığı, kapılarını araladı ve, uçsuz bucaksız topraklarına göçmen kabulüne başladı. Hayatlarının sıkıcılığından bir an önce kurtulup, kötülüğün baştan çıkarıcı güzelliğinde kendini bulmak isteyen milyarlarca insan, birbirini […]