Arşiv: Ruh

Egonun Ne Olduğu Bundan Daha İyi Gösterilemez :)

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 30 Ekim, 2006 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

İşte Ego. Benlik.

Çık Dışarı, Aydınlığa…

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 1 Ağustos, 2006 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

Her yerde hedef gösterilen bir örnek var. Her yerde… Kafanı nereye çevirsen kendine örnek alabileceğin bir kahraman bulunabiliyor. Einstein, Atatürk, Tarkan, Hülya Avşar… Herkes meşrebince seçiyor kime benzemek istediğini. Kimse aradığı ilacın kendinde olduğunu bilmiyor, fark etmiyor ya da daha kötüsü biliyor, farkında ve buna rağmen kendini reddetmeye devam ediyor. İnsan kendini reddederken, kendi sonsuzluğunu […]

Gerçekten Özgür müyüz?

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 31 Temmuz, 2006 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

İki bin dört yılında dikkatimi çeken bir yazıya rastlamıştım: “Bilinç, Beynin Kuklası!” Geçen zaman içinde bu yazının yer aldığı internet sayfası kaybolmuş. Kısa bir arama sonunda aynı yazıyı burada buldum, tıklayıp okuyabilirsin. Yazının tamamını okuyacak zaman ya da motivasyonu olmayanlar için de aşağıya bir seri alıntı yaptım ve aralara, yer yer kendi düşüncelerimi serpiştirdim. Alıntıların […]

Hangi Besinleri Yersem Beynimi Daha Etkili Kullanabilirim?

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 28 Temmuz, 2006 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

Dr. Ümit Sayın’ın “Beyin Fonksiyonları Üzerinde Etkili Besinler” isimli bir yazısı vardı. Maalesef o yazının bulunduğu internet sitesi sırra kadem basmış. Güzel bir yazıydı. Yazıyı Google’da arattım ve bu siteye ulaştım. Yazıyı oradan kopyalayıp aşağıya yapıştırdım ki bir kopyası daha olsun internette… Derken metni biraz da elden geçirdim, aralara kendi fikrimi yazdım. En son hali […]

Farklı Bilinç Halleri…

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 27 Temmuz, 2006 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

Beyin tüm uyarıları bir filtre mekanizmasından geçirerek, toplam bir algı düzeyi çıkarır; bu algı düzeyinin altındaki uyarılar bilince intikal etmez: “eşik altı algı olarak” kalırlar.