Arşiv: Felsefe

Egonun Ne Olduğu Bundan Daha İyi Gösterilemez :)

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 30 Ekim, 2006 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

İşte Ego. Benlik.

Gandhi ve Vehbi Koç Aynı Kişi…

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 7 Ağustos, 2006 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

Avukatlık mesleğini icra etmek üzere birinci sınıf biletini cebine koyan Gandhi, Afrika’da bindiği trende biletleri kontrol eden adamın takındığı tavırla şok geçirir. Görevli küçümseyen bir tavırla, ten rengi siyah olanların ancak üçüncü mevkide yolculuk yapabileceğini söyler. Gandhi’ye iki şans tanır: Ya üçüncü sınıfa geçecek ve yolculuğuna orada devam edecek ya da trenden inecektir. Gandhi her […]

Çık Dışarı, Aydınlığa…

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 1 Ağustos, 2006 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

Her yerde hedef gösterilen bir örnek var. Her yerde… Kafanı nereye çevirsen kendine örnek alabileceğin bir kahraman bulunabiliyor. Einstein, Atatürk, Tarkan, Hülya Avşar… Herkes meşrebince seçiyor kime benzemek istediğini. Kimse aradığı ilacın kendinde olduğunu bilmiyor, fark etmiyor ya da daha kötüsü biliyor, farkında ve buna rağmen kendini reddetmeye devam ediyor. İnsan kendini reddederken, kendi sonsuzluğunu […]

Gerçekten Özgür müyüz?

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 31 Temmuz, 2006 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

İki bin dört yılında dikkatimi çeken bir yazıya rastlamıştım: “Bilinç, Beynin Kuklası!” Geçen zaman içinde bu yazının yer aldığı internet sayfası kaybolmuş. Kısa bir arama sonunda aynı yazıyı burada buldum, tıklayıp okuyabilirsin. Yazının tamamını okuyacak zaman ya da motivasyonu olmayanlar için de aşağıya bir seri alıntı yaptım ve aralara, yer yer kendi düşüncelerimi serpiştirdim. Alıntıların […]

Hangi Besinleri Yersem Beynimi Daha Etkili Kullanabilirim?

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 28 Temmuz, 2006 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

Dr. Ümit Sayın’ın “Beyin Fonksiyonları Üzerinde Etkili Besinler” isimli bir yazısı vardı. Maalesef o yazının bulunduğu internet sitesi sırra kadem basmış. Güzel bir yazıydı. Yazıyı Google’da arattım ve bu siteye ulaştım. Yazıyı oradan kopyalayıp aşağıya yapıştırdım ki bir kopyası daha olsun internette… Derken metni biraz da elden geçirdim, aralara kendi fikrimi yazdım. En son hali […]

Farklı Bilinç Halleri…

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 27 Temmuz, 2006 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

Beyin tüm uyarıları bir filtre mekanizmasından geçirerek, toplam bir algı düzeyi çıkarır; bu algı düzeyinin altındaki uyarılar bilince intikal etmez: “eşik altı algı olarak” kalırlar.

Geçmiş Zamanlara Yolculuk Mümkün mü?

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 26 Eylül, 2004 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

- Geçmiş zamanlara yolculuk mümkün mü?
- Niye sordun güzelim?
Google’da bir arama yaptım ve dönen sonuçların içinde, aşağıda bağlantısını verdiğim siteyi gördüm, tıkladım.
Buradan itibaren, kendini TV seyrediyormuş gibi düşün. Haftanın “her”hangi bir günü? hep aynı saatte, sinema tarihinin kült bir yönetmenine saygılarını sunan televizyon programına dalmış, için geçmiş, “Hadi artık film başlasında görelim bu […]

Sana Tanrı’ya İnanma Diyemem…

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 16 Ağustos, 2004 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

“Sana Tanrı’ya inanma diyemem. Kimse dememeli.” Sonra, sigarasından bir nefes çekmiş ve gözleri uzaklara dalmıştı. Ne demek istemişti? Uyandığında hala bunu düşünüyordu. Sözleri bir kez daha yankılandı zihninde:
“Sana Tanrı’ya inanma diyemem. Diğer yandan inan da diyemem. Kimse dememeli. Bu bir kabul edişten çok, bilgiyi arzulamak ve aramak anlamına gelmeli, bilinçli bir karar olmalı. Bilinç nedir […]

Bile Bile Lades…

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 14 Ağustos, 2004 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

Fransa’nın başkenti Paris. Bu şehri her sene milyonlarca turist ziyaret ediyor ve gezilecek yerlerin başında Louvre Müzesi geliyor.
Turistlerin hayatında, resim sanatının yada sanat müzelerinde sergilenen diğer eserlerin, önemli bir yer kapladığını sanmıyorum. Sadece çok küçük bir bölümü bu varsayımın dışında bırakabiliriz. Diğer yandan…
Paha biçilemeyen eserlerin, müzelerde ulu orta sergileneceğini düşünmek saflık olur Bunun yerine, […]

İyi ve Kötü…

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 13 Ağustos, 2004 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

İyi adam olmak mı zor yoksa kötü adam mı? İyi ne? Kötü ne? Bu ikisinden birinin mutlakiyetinden söz etmek mümkün mü?
İyi ve kötü, herhangi bir düşünce nesnesinin, bir doğru üzerinde ki konumuna göre belirir. Bilinç dışında da kendini gösterebilir. Herhangi bir otomatın varlığına uygun koşullara iyi ve bunun tersine de kötü diyebiliriz. Bunu çözümlediğimiz anda […]