Arşiv: An

Maç Sonuçlarını Tutturmak, Günlük Fal Baktırmak, Bugün Şanslı mısın?

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 20 Mart, 2007 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

Hayatta olman bir şans. Hayatta kalmaya devam etmen bir şans. İyi bir eşin olması, iyi bir işin olması, bunlar hep şans. Ayrıca şansı iki yönlü düşünmelisin. Sadece iyi kabul ettiklerini şans geri kalanları şanssızlık olarak nitelendirdiğinde farkında bile olmadan bir sorunla karşılaşıyorsun. Farkında bile olmadan kendi mutsuzluğunu yaratıyorsun.
Sadece bir İsa vardı. Sadece bir Muhammed vardı. […]

Amerika Tarihi Üzerinden Bir Aşk Hikayesi : Pocahontas

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 22 Şubat, 2007 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

Üzerinde çalıştığım bir proje nedeniyle bu aralar Amerika kıtasının tarihiyle ilgiliyim. Digiturk salonlarında şu sıralarda yayınlanan New World isimli filmin dikkatimi çekmesi de bundan. Filmin açıklamasında Terence Malick ismi geçiyordu ki, Malick, İnce Kırmızı Hat isimli filmin yönetmeni. Çok az film çekmesiyle meşhur. 30 senelik sinema kariyeri içinde topu topu 4 film çekmiş.

Film başlar başlamaz […]

Ölüme 2 Gün Kala…

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 21 Şubat, 2007 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

Hafta ortası geldi, iki gün sonra hafta sonu olacak. Zaman inanılmaz hızlı geçiyor. Çocukken zaman daha yavaş geçerdi. Bunu, okula gitmek ve sıkıcı derslere devam etmek zorunluluğuna bağlıyorum biraz da. Teneffüs zili çalmadan önceki son birkaç dakika en geçmeyen, bitmek tükenmek bilmeyen zaman dilimi oluyordu. Derslerin son dakikalarında gerilim artıyor, gerilim arttıkça zaman yerinde sayıyormuş […]

Firefox Penceresi İçinden, Bir Web Sayfası İçindeki Resimleri, Tıklama Yapmaksızın Doğrudan Görüntülemek

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 15 Şubat, 2007 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

İçinde bolca resim bağlantısı bulunan sayfaları gezerken zorlanıyorum. Bir resim bağlantısına tıkla. Resim açılmaya başlasın. Resme bak ve tekrar bir önceki sayfaya, resimlerin sıralandığı sayfaya geri dön. Bu işlemi defalarca tekrarla. Defalarca fare düğmelerini tıkla. Sıkıcı. Bir diğer senaryo da şu:
Her resmi farenin orta butonunu kullanarak tıklamak. Resmin yeni pencerede açılmasını beklemek. Resme bakıp pencereyi […]

Meditasyon Nasıl Yapılır? Kolay Bir Meditasyon Tekniği…

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 12 Şubat, 2007 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

Birisi ağladığında, üzüldüğünde, zihnini düşünceler işgal ettiğinde, o an hangi ruh hali içindeyse o hali paylaşmak, o hali süratle yaşamasını ve tüketmesini sağlamak çok daha doğru görünüyor bana. Çünkü insana dair her ne varsa geçip gidiyor. Sevgilin doğum gününü unuttu, kızıyorsun. Ne kadar kızarsan kız bir süre sonra geçiyor. Aşk acısı çekiyorsun gün geliyor, […]

Gestalt Resimleri ve Başarısız Olmak Korkusu

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 16 Ekim, 2006 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

Üzerimde çok ilginç bir etki oluşmasına sebep olan bir siteye denk geldim. Site kendi reklamını yapmak için, Gestalt adı verilen bir psikoloji teorisi üzerinden hareketle, keyifli bir uygulama geliştirmiş:
Üç seçenekten birini seçip uygulamanın başlamasını bekliyorsun. Sağ tarafta çeşitli fotoğraflar beliriyor. Bu fotoğrafları dilediğin kadar inceleyebiliyorsun. “Yeter bu kadar incelediğim, nedir o solda ki görüntü?” […]

Üç Boyut + Bir de Dördüncü Boyut Zaman, Tamam ama Ya Sonra?

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 8 Ağustos, 2006 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

Ortalama insan dört boyutlu evren düşüncesini sindirmeye çalışadursun, sicim teorisini geliştiren fizikçiler çoktaaan onuncu boyuttan bahsetmeye başladılar bile.
Bu site, hem Rob Bryanton’ın Onuncu Boyut isimli kitabını tanıtıyor hem de sade animasyonlar eşliğinde, anlaşılır bir dille seni sıfırıncı boyuttan alıp onuncuya kadar götürüyor. Maalesef site Türkçe yayın yapmıyor. Bildiğim kadarıyla kitap henüz Türkçe’ye tercüme edilmedi. Ben […]

Gerçekten Özgür müyüz?

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 31 Temmuz, 2006 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

İki bin dört yılında dikkatimi çeken bir yazıya rastlamıştım: “Bilinç, Beynin Kuklası!” Geçen zaman içinde bu yazının yer aldığı internet sayfası kaybolmuş. Kısa bir arama sonunda aynı yazıyı burada buldum, tıklayıp okuyabilirsin. Yazının tamamını okuyacak zaman ya da motivasyonu olmayanlar için de aşağıya bir seri alıntı yaptım ve aralara, yer yer kendi düşüncelerimi serpiştirdim. Alıntıların […]

Hızlı Olmak Demek Daha Çok Yaşamak Demek!

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 26 Temmuz, 2006 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

Hızlı olmak demek daha çok yaşamak demek. Minicik bir pastadan binlerce kocaman dilim kesip almak gibi.
Hızlı çekim yapabilen kameralarla yakalanmış bir seri görüntüyü aşağıdaki listeye arka arkaya ekledim ki ilginç bir seyirlik çıksın ortaya. Düşün ki her saniye dört bin fotoğraf çekebilen bir kameran var. Çektiğin görüntüleri daha sonra saniyede yirmi dört kare gibi bir […]

Sana Tanrı’ya İnanma Diyemem…

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 16 Ağustos, 2004 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

“Sana Tanrı’ya inanma diyemem. Kimse dememeli.” Sonra, sigarasından bir nefes çekmiş ve gözleri uzaklara dalmıştı. Ne demek istemişti? Uyandığında hala bunu düşünüyordu. Sözleri bir kez daha yankılandı zihninde:
“Sana Tanrı’ya inanma diyemem. Diğer yandan inan da diyemem. Kimse dememeli. Bu bir kabul edişten çok, bilgiyi arzulamak ve aramak anlamına gelmeli, bilinçli bir karar olmalı. Bilinç nedir […]