Bu Yazıyla İlgili Bilgi ve Bağlantılar

Lütfen sen de bana katıl, yorum yaz, başkaları neler söylemiş takip et. Hatta, belki senin de bir siten vardır ve bu sayfaya link vermek istersin, neden olmasın? :)

Yazarın diğer gönderileri
Masaüstü Desenleri
Kenan Doğulu ve Turtle Arasındaki Benzerlik

Cem Bisiklet, Arizona Modeli, Facia!

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 22 Mayıs, 2007 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

Geçen hafta sonu güzel bir kahvaltı sırasında sevgilim ve ben birer bisiklet almaya karar verdik. Havalar ısındı, bisikletle gezmek harika bir fikirdi. Kahvaltıdan sonra çıktık, Halkalı’daki Metro mağazasına gittik. Ne tür bisiklet alacağımız konusunda bir fikrimiz yoktu. Var olan çeşitlerin içinden, Shimano marka vites sistemiyle öne çıktığı söylenen ve diğer bisikletlere göre daha pahalı olan Cem Bisiklet markalı bir modeli tercih ettik. Bu tercihi yaparken, düşündüm, “Ne kadar kötü olabilir ki?” dedim kendime, “Türk malı eskisi gibi değil, artık çok daha kaliteli ürünler üretiliyor, dünyanın dört bir yanına ihraç ediliyor.” Bu düşünceler o an çok doğru gelmişti gelmesine de, bisikletler eve teslim edildiğinde gerçekler tam aksi yönde kendisini göstermeye başladı.

Bisiklet Teslim Edildi, Facia Başlıyor

Bisikletin GidonuBisikletlerimiz geldiğinde hiç de binilmeye hazır görünmüyorlardı. Gidonları gövdelerine yatay durumdaydı. Uygun tornavidalarla gidonları tutan vidaları gevşetip, gidonları bisikletin gövdesiyle T şekli oluşturacak biçime getirmek ve vidaları tekrar sıkıştırmak gerekiyordu. Bu işlem için kullanılacak tornavidalar da öyle her evde bulunacak türden değil. Şansa bizde vardı. Bir yapı marketi gezerken alıvermiştik hiç de ihtiyacımız olmadığı halde. Neyse, gidon sorununun yanısıra, bisikletlerden bir tanesinin ön freni hiç tutmuyordu. Lastikler inikti. Bisikletler kesinlikle güven vermiyordu. “Durum ne kadar kötü olabilir ki?” dedim. Tornavida takımını bulup işe koyuldum. Amacım akşam üzeri sevgilimle beraber keyifli bir bisiklet turu yapmaktı.

Gidonları kendimce düzelttim. Ön frenleri kendimce düzelttim. İnik lastikleri şişirmek için dışarı çıktık, bisiklet pompası aldık. Lastikleri şişirdim. Bisikletler hiç güven vermese de beraberce dışarı çıkıp bir süre bisiklete binmek istiyorduk. Dışarı çıktık. Daha birkaç kere pedal çevirmiştim ki bisikletimin gidonu, bisikletin geri kalanından bağımsız bir şekilde yavaş ama kararlı bir biçimde dönmeye başladı. Yani sadece gidon dönüyordu. Bisikletin ön tekerleği aynı konumda kalmıştı. “Peki!” dedim, “Nasılsa daha çok uzaklaşmadım. Geri döner, tekrar sıkıştırırım.” Geri döndüm. Eve girdim. Tornavida takımını aldım, ve sıkıştırmak için elimden geleni yaptım. Bir türlü yeterince sıkışmıyordu. Benim de daha fazla sıkacak gücüm yoktu. O keyifsiz anda bir komşumuz durumumu gördü. “Ne oluyor?” dedi merakla. Durumu anlattım. “Dur” dedi, “Ben bunu sıkacak bir İngiliz Anahtarı getireyim.” Kısa süre sonra iki dev İngiliz Anahtarıyla geldi, gidonu sabitlemek için elinden geleni yaptı ama nafile, sadece biraz daha iyi olmuştu. Ön tekerleği iki bacağımın arasına alıp, gidonu hafifçe sağa sola oynattığımda ön tekerlekten bağımsız, kafasına göre hareket ediyordu. Yine de yakın çevrede bir test sürüşü yapılabileceğine inanmak istedim.

Yola koyulur koyulmaz, Ön tekerleğin üzerindeki çamurluğun tekerleğe sürtündüğünü fark ettim. Fark etmemek imkansızdı. Sürtündükçe çıkan rahatsız edici sesin yanısıra, sürüş keyfi dayanılmaz bir keyifsizlik haline dönüşüyordu. Geri dönüp bununla da bir süre uğraştım, ama nafile, olmadı. Ne yaparsam yapayım ön tekerleğin çamurluğa sürtünmesini engelleyemedim. “Peki!” dedim tekrar, “Bu halde de olsa sürülüyor bisiklet, en azından bir on beş dakika kullanayım.” Bisiklet vites değiştirirken berbat sesler çıkarıyordu. Pedallar bir anda boşalıyor ya da aşırı ağırlaşıyordu. Uyum sağlamaya çalıştım. En fazla beş dakika içinde bisikletin pedalları tamamen boşaldı, durup baktığımda zincirin yerinden çıkmış olduğunu gördüm. Yağlı zinciri çıplak ellerle dokunarak yerine oturttuk sevgilimle. Birkaç dakika daha turladık. Sevgilimin kullandığı aynı marka ve model (Cem Bisiklet, Arizona modeli) bisikletin dayanağı yerinden çıktı. Hani şu bisikleti kullanmadığın durumlarda açtığın ayak var ya, o yerinden çıkıverdi. Tekrar durduk. Sevgilim parmaklarıyla ayağı sıkıştırmaya çalıştı, bir şekilde bu sorunu halletmek zorundaydık çünkü aksi halde pedalların dönüşü engelleniyordu. Acılı bir tecrübe sonunda, elle idareten sıkıştırıldı vida. Tekrar yola koyulduk. Benim bisikletimden bir çatırdama geldi. Önce ne olduğunu anlayamadım. Pedallar boşa dönüyordu ve dönerken de hiç hoş olmayan sesler çıkarıyorlardı. Tekrar durduk. Dikkatlice bakınca vitesin vidalandığı yerden döndüğünü ve resmen eğilip büküldüğünü gördüm. Pes artık! Bisiklete bu şekilde binilmesi imkansızdı. Bisikleti yanımda sürükleyerek, yürüye yürüye eve döndüm.

Bu Bisiklete Sadece Ön Montaj Yapılmıştır!

Internete bağlandım. Aldığımız bisikletlerin üreticisi Cem Bisiklet’in bir internet sitesi olduğunu gördüm, siteye girdim, bir süre gezdim, aldığımız Arizona modelinin sayfasına baktım. Sonra her nasılsa, sitenin bir yerlerinde şöyle bir uyarıyla karşılaştım:

D İ K K A T !

Bu bisiklette sadece ön montaj yapılmıştır! Bisikleti kullanmadan önce ve birkaç kilometre kullandıktan sonra, bütün vidaların sıkı olduğundan emin olun. Bisikletinizin değer kaybetmesini önlemek için, bütün imbus vidalarını özel koruyucu maddelerle işleyiniz.

Ne? “Sadece ön montaj” mı yapılmıştır? O da ne demek şimdi? Arka montajı yapmaktan kim sorumlu? Bu bisikleti binilmeye hazır hale getirmekten sorumlu olan kim? Ben miyim? Ben şöyle bir bakınca bisikletin üzerinde sayısız vida görüyorum. Her birini sıkan tornavida ucu farklı. Hem uç genişliği açısından hem de şekil bakımından. Kimisi yıldız, kimisi yıldızdan daha fazla kenara sahip. Ben ne tamirciyim ne de vida sıkmaya meraklı biriyim. İş dışında zamanı dar olan ve bu zamanı bisiklete binerek değerlendirmek isteyen, vidalarla alakası olmayan sıradan bir insanım. Sayısız vidanın yeterince sıkıldığından nasıl emin olacağım? Ayrıca gidonu sıkıştırmayı denedim, olmadı. Ne diyor uyarı? Bütün imbus vidalarını koruyucu maddelerle işleyecekmişim. İmbus vidası nedir Allah aşkına? Hangi koruyucu madde? Nasıl işlenecek?

Bu uyarıdan anladığım Cem marka bisikletler, satıldığı sırada binilmeye hazır değil. Buna itirazım yok. Her üretici malını istediği gibi satar. İtirazım bu uyarının bisikletin üzerinde değil, internet sitesinde olması. Ben bu uyarıyı bisikletin üzerinde görmüş olsaydım kesinlikle bu bisikleti almazdım. Sadece ön montajı yapılmış bisikleti ne yapacağım ben? Montajı tamamlanmış, binmeye hazır bir model ve marka bisiklet arayışına girerdim. Araba aldığımız zaman böyle bir durumla karşılaşıyor muyuz? BMW şöyle dese nasıl olur? “Arabalarımızın sadece ön montajı yapılmıştır. Binilmeden önce tüm vidaların iyice sıkıştırılması gerekir. Direksiyonun yerinden çıkmamış olmasına dikkat edilmelidir. Araç bir hafta kullanıldıktan sonra bakım yaptırılmak üzere bir tamirciye götürülmelidir. Teslim sırasında lastikler inikse bir zahmet benzinciye gidip şişiriverin!”

Ya Halkalı Metro mağazasına ne demeli? Ne bir uyarı, ne yönlendirme, malı sat, gerisine karışma, böyle bir şey mümkün mü? “Ben sadece ucuz satmaya bakarım” mı diyorlar? Bu bisikletleri en kısa zamanda iade edeceğim. Bakalım karşıma neler çıkaracaklar. Yaşadığım tecrübeyi yine buradan paylaşırım.

Sonuç

Şu ana kadar yaşadıklarımdan çıkan sonuçlar:

1. Bir daha asla Cem marka bisiklet almam. Vakti zamanı gelince torunlarıma da bu düşünceyi miras bırakırım.

2. Bir daha asla Metro mağazalarından bisiklet almam.

3. Mekanik bir ürün alacağım zaman Türk malı yerine öncelikle Alman malı ürünleri arayıp bulmaya çalışırım.



Anahtar kelimeler:
Cem bisiklet, Arizona modeli, Türk malı, şikayetim var, tüketici köşesi


Konuyla ilgili bağlantılar:
Cem Bisiklet: http://www.cembisiklet.com/
Arizona modeli: http://www.cembisiklet.com/urunler.asp?cat=1&record=6
Dikkat Yazısı: http://www.cembisiklet.com/bakim.asp



Lütfen Sen de Bir Yorum Yaz

Bu yazı aklına neler getirdi? Neleri çağrıştırdı? Çok merak ediyorum. Benimle paylaşırsan sevinirim...

Şifreni ve kullanıcı adını hatırlıyor musun? Yorum yazmadan hemen önce kullanmanın tam zamanı...

Diğer Okuyucuların Düşünceleri Aşağıda...

hm hmm.. bisikletlerde bildiim kadariyla ztn genelde on montaj yapilir sdce.. yani, siki bir bisiklet kullanicisi olarak bgne kadar 6-7 bisiklet almisligim var.. hic birinde de arka montaj yapili degilde.. sadece cem bisikletlere has bisi diil bu yani..

bir de, olay sanirim biraz da saticida bitiyor.. genelde solerler, arka montaji yapin, tekerleri, frenleri kontrol edin die cunku..

Hmm hmmm, benim için kötü bir tecrübe oldu. Doğrusu bu satış stratejisine de anlam veremedim.

Bisikletleri götürdüm, “Kullanmışsınız!” dediler, geri almadılar. Servise göndermeyi ve ondan sonra tekrar görüşmeyi önerdiler. Kabul ettim, bakalım ne olacak?

Bisiklete binmek amacıyla yola çıktım. Tek isteğim buydu. Montaj kontrolü, vidaların, civataların sıkılması, orasının burasının ayarlanması gibi bir isteğim yoktu. Binemediğim gibi bir de iade etmek için zaman kaybettim, o da sonuca ulaşmadı. Elimi verdim kolum gitti :)

Evet bu iş hakikaten satıcıda bitiyor. Binilmeye hazır halde bisiklet satan bir satıcı biliyorsanız öğrenmek keyif verir.

aslinda, tanidik bir benzinci varsa yakinlarinizda, bisikleti aldiktan soora bir sabah oraya ugrasaniz, onlarin 5 dksini alio herseyine bakmak vs.. (: ama dedigim gibi, ki siz de demissiniz.. solememeleri bile garip olmus..

neyse efendim. umarim sonuc gelir en kisa zamanda

Berbat bir tecrübe olmus. :(
Umarım servisten keyifle binebileceginiz bir bisiklet gelir. Gecmis olsun…
Bu yazıdan bende ders cikardim…