Bu Yazıyla İlgili Bilgi ve Bağlantılar
Lütfen sen de bana katıl, yorum yaz, başkaları neler söylemiş takip et. Hatta, belki senin de bir siten vardır ve bu sayfaya link vermek istersin, neden olmasın? :)
“Sevdiğin İşi Yap, Para Arkasından Gelir”
İnternetin ilk yıllarında internet sitesi açmak için pek çok bilgi gerekiyordu. Site tasarımı yapmaktan tut da o tasarımları bir internet sunucusunda yayınlamak için gerekli olan bilgilere kadar sayısız bilgiyle cebelleşmek şarttı. Çoğu insanın ilgisini çekmeyen bu cebelleşme süreci, iyi içerik üretebilecek çok sayıda insanı internet sitesi yapmaktan uzak tutuyordu. Buna rağmen azımsanmayacak sayıda insan internet aktivitelerini yine internet sayfaları üzerinden diğer insanlarla paylaşıyordu. Yaptıkları işe de “Web Log” ismini vermişlerdi. Günlük konuşma dili içinde zamanla baştaki “We” kayboldu ve geriye “blog” tabiri kaldı. İnsanların yazılarını internet üzerinden paylaşmak için istekli olduklarını ama bunu yapacak bilgileri olmadığını gören bazı kişiler, işleri kolaylaştırmaya karar verdiler. Bu sayede Blogspot gibi siteler açıldı ve internet günlüğü tutmak, neredeyse e-posta göndermek kadar kolaylaştı. Blog, internet ortamında iletişimi hızlandıran bir devrim anlamına da geliyor benim için. Bu devrimin meydana gelmesinde en büyük pay sahiplerinden birisi, Wordpress’in henüz 23 yaşındaki yaratıcısı Matt Mullenweg.
Kültürümüzün bir sonucu olarak, karşılık beklemeden yazılım üretilmesini, bedel talep etmeksizin başkalarına faydalı olmayı anlamakta güçlük çekiyoruz. Bunu çevremdeki insanlarla yaptığım sohbetlerden biliyorum. “İyi de bu adamlar bu işi nasıl yapıyorlar? Nasıl para kazanıyorlar? Para kazanmadan bu işi nasıl başarıyorlar? Nasıl geçiniyorlar?” gibi soruların cevapları genelde havada kalıyor ama buna daha sonra geleceğim…
Matt Mullenweg’in başarısını şöyle test edebilirsin. Google’da “Matt” arat, karşına ne çıktığına bak
Matt Mullenweg öylesine önemli bir isim ki, sadece “Matt” arattığında Google önceliği Mullenweg’in sitesine veriyor
Amerika, Teksas doğumlu Mullenweg, ona dünya çapında başarı ve ün getiren Wordpress’i yaratmaya başladığında sadece 21 yaşındaymış. İki sene sonra bugün, Wordpress internet için vazgeçilmez bir yazılım haline gelmiş durumda. 2005 yılında CNET’teki işini bırakan Matt Mullenweg, tüm vaktini üzerinde çalıştığı açık kaynak kodlu yazılım projelerine ayıracak fırsatı yakalamış. Matt, Ping-o-matic adı verilen bir yazılımın da yaratıcısı. Bu yazılım sayesinde, bir wordpress bloguna yeni bir yazı eklendiğinde Google gibi arama motorları otomatik olarak haberdar ediliyor ve bu sayede yani yazıların hızla internet kullanıcılarıyla buluşması sağlanıyor.
Matt mealen, “Bir işi para için yaptığında, sonunda işin gücün para oluyor. Neyi seviyorsan onu yap, öyle ki yapmadığın takdirde rahat edemeyeceğin bir şey olsun bu, para arkasından gelecektir” diyor. Matt’e göre Wordpress projesinde çalışırken elde ettiği kişisel kazançlar, parayla ölçülemeyecek kadar fazla.
İyi güzel de bu adam nasıl hayatını kazanıyor? Automattic adını verdiği bir şirketi var. Bu şirket üzerinden çeşitli kazanç imkanlarını değerlendiriyor. Wordpress her ne kadar herkesin kullanımına açık olsa ve kimseden ücret talep edilmese de, aynı Linux hizmetleri veren firmaların verdiği hizmetlere benzer hizmetlerden gelir elde etmek mümkün. Tabii o noktaya varmadan önce yürünecek epey yol var. O yolu da ancak seven yürüyor. Seven için o yolda yürümek bir zevk, o yolda yürümekse kişinin aldığı ödül oluyor.
İnsanın neyi sevdiğini fark edebilmesi başlı başına bir sorun. Kültürümüzde içimizden geldiği gibi davranmaktansa, belirli kalıplar içinde davranmamızın beklenmesi de en önemli engellerden biri. Nice insan gülünç duruma düşmemek için kendini reddetmeyi, mutsuz ve başarısız olmayı garantiliyor. Kendini dinle. İçinden geldiği gibi yaşa, başarısız olman imkansız.
GPL lisansıyla yazılım geliştirmek konusunda daha fazla Türkçe bilgi için: Free Software Foundation Europe
Wordpress hakkında daha fazla bilgi için: Wordpress
Matt Mullenweg hakkında daha fazla bilgi için: PhotoMatt.net


