Bu Yazıyla İlgili Bilgi ve Bağlantılar
Lütfen sen de bana katıl, yorum yaz, başkaları neler söylemiş takip et. Hatta, belki senin de bir siten vardır ve bu sayfaya link vermek istersin, neden olmasın? :)
- Yazarın diğer gönderileri
- Bile Bile Lades…
- İyi ve Kötü…
İstanbul ve Deprem…
Prof. Dr. Ahmet Ercan, İstanbul için deprem saatinin 2007 yılında çalışmaya başlayacağını ve 2035 yılına kadar mutlaka iki büyük deprem olacağını söylemiş.
Akşam gazetesinin haberinden alıntı:
Son derece düşündürücü bir haber. Bu açıklamaya göre, deprem olma ihtimali 2007 yılından itibaren hızla yükseliyor. 2035′e kadar 6 ve üstü şiddettinde iki büyük deprem bekleniyor. Bu beklenti, beni üç açıdan düşündürüyor:1. Hayatta KalmakProf. Dr. Ahmet Ercan İstanbul için deprem saatinin 2007 yılında
çalışmaya başlayacağını ve 2035 yılına kadar mutlaka iki büyük deprem olacağını
söyledi. ‘6 şiddeti İstanbul için göçme sınırıdır’ diyen Ercan, yoksul kesimin
depremde hayatını kaybedeceğini söyledi. Ercan, görüşlerini şöyle anlattı:
‘Yapılar A, B, C, D, E, F diye sınıflara ayrılır. A sınıfında oturanların aylık
geliri 5 bin doların üzerinde, B sınıfında oturanların 2 bin doların üzerinde, C
sınıfında oturanların 400 ile 600 dolar arasında, D sınıfı ve altının 150 ile
300 dolar arasında. Yapıların yüzde 35′i depremden etkilenecek. 250 bin ile 600
bin arasında yaralı olacak. Kişi başına maliyeti 1 milyon dolar, İstanbul’a
maliyeti de 100 ile 150 milyar dolar arasında olacak.’
2. Ekonomi
3. Buharlaşan Bilgi Birikimi
Elbette olası diğer açılar da çok önemli fakat bu üçü hayati öneme sahip. Ölmemek var olmanın birinci şartı. Bu durumda, 2007 ila 2010 seneleri arasında, depremden az etkileneceği öngörülen bölgelere taşınmış olmak şart. Böylece, hayatta kalma ihtimali yükseltilebilir. Doğrusu bunu başarmak, ekonomik zararlarla başa çıkmaktan daha kolay…
Depremin kişi başına maliyeti, 1 milyon Dolar olarak öngörülmüş. Bu her ne kadar “hesapsız” bir hesap gibi görünse de önemli bir tehlikeye işaret ediyor:
Hayatını kurtarmayı başarırsan, ağır bir ekonomik yük seni bekliyor olacak. Halihazırda, sırtımızda kişi başına 4.100(borç) - 3.300(alacak) = 800 Dolar’lık bir yük var ve olumsuz etkilerini günlük hayatın her bölümünde gösteriyor. Zengin, etkiyi daha az hissetse de yaşamının her köşesinde parmakla gösterdiği akıl almaz olaylarla karşılaşıyor ve fakir, en temel ihtiyaçlarına kadar iliklerinde hissediyor.
Nerede 800 Dolar, nerede kişi başı 1 Milyon Dolar’lara varması beklenebilen bir yük! İşin bu kısmı geri de kalanların yaşayacağı en önemli artçı şoklar bütünü olacak. Öyle ki, bu şok senelerce devam edecek. Bir türlü yeterince biriktiremediğimiz “bilgi”nin büyük bölümü insanlarla beraber buharlaşacak. Yan etkilerini kestirip, bunlarla başa çıkmak için bir plan sahibi olmak ve sonra bunu zaman kaybetmeden uygulamak gerekli.
Ne yapılmalı?
Bu gidişle, bireysel önlemlerden fazlası mümkün görünmüyor. Belki, az sayıda bireyin oluşturduğu topluluklardan, kendileri için önlem almaları beklenebilir.


