Bu Yazıyla İlgili Bilgi ve Bağlantılar

Lütfen sen de bana katıl, yorum yaz, başkaları neler söylemiş takip et. Hatta, belki senin de bir siten vardır ve bu sayfaya link vermek istersin, neden olmasın? :)

Yazarın diğer gönderileri
Kendine Özel bir Alfabe Yarat…
2100’lere doğru Türkiye…

Örneklemenin Dayanılmaz Hafifliği…

Bu yazıyı Manyetik Mavi yazdı ve 9 Ağustos, 2004 tarihinde internet denizinde dalgalanmak üzere kendi haline bıraktı.

Aynı sınıfa mensup iki canlıyı şu an bulunduğumuz oda içinde ve alıcıları bize dönük halde hayal edelim. Her iki canlı da yansıyan ışık dalgalarına duyarlı olsun. İlkine “Ali”, ikincisine “Veli” adlarını verelim. Ali, ışık dalgalarını dakikada bir kez algılama kapasitesine sahipken; Veli, aynı işi her saniye yapabilsin. Ali dakikada bir, Veli saniyede bir fotoğraf çekiyormuş gibi düşünebiliriz. Ayrıca bu iki canlı, yansıyan ışık dalgalarını analiz ederek bizim, varlığımızı veya yokluğumuzu tanımlayabilsin, tanımını hafızasında tutabilsin ve son olarak yok olduğumuzda herhangi bir ses çıkarsınki bizi algılamadığını anlayalım :) Bu durumda Ali’ye göre çevresi, bir dakikadan diğerine var olurken, Veli’ye göre bu süre saniyelerle ifade edilmelidir.

Deneye başlamadan önce bu canlıların kendi “öz algı”larına uyumlu olduklarını, içinde var oldukları dünyayı, kendilerine uyumlu bir süreç olarak kavradıklarını dolayısıyla yukarıda yaptığımız tanımı onların çözemeyeceğini hatırlayalım. Şimdi…

Herhangi bir anda hayali odayı terk edelim ve eski pozisyonumuza yaklaşık olarak geri dönelim. Ayağa kalkıp odadan çıkmamız ve tekrar dönüşümüz arasında 50 saniye olsun ve her iki canlı da ayağa kalkmamızdan yeterli süre önce bizden yansıyan ışığı aynı anda algılasın. Veli, ayağa kalkmamızdan bir süre sonra ses çıkaracak ve geri dönüşümüze kadar, saniye başı ses verecektir. Oysa Ali’den çıt çıkmayacaktır. Bu durumda…

Ali’nin hafızasında, bir süre için odada olmayışımızla ilgili herhangi bir kayıt yer almayacaktır. Ali’ye göre odayı hiç terk etmediğimiz açıkça ortadır. Diğer yandan, Veli’nin belleğinde, odada olmadığımıza dair kayıtlar vardır ve bu kayıtlara bakarak odayı terk ettiğimiz söylenebilir. Elbette üçüncü kişilerin analiziyle.

Peki ya bu iki canlı daha karmaşık bir yapıya sahip olsaydı ve geniş bir uyaranlar yelpazesini algılayabilse, yorumlayabilse ve bir diğeriyle bizim varlığımız veya yokluğumuz gerçeği üzerine iletişebilseydi… Birini diğerine haklı kılan ne olurdu?

Aynı deney ses, koku, tat, basınç gibi diğer insan uyaranlarıyla, ayrı ayrı yada birlikte tekrarlansaydı ne değişirdi?



Lütfen Sen de Bir Yorum Yaz

Bu yazı aklına neler getirdi? Neleri çağrıştırdı? Çok merak ediyorum. Benimle paylaşırsan sevinirim...

Şifreni ve kullanıcı adını hatırlıyor musun? Yorum yazmadan hemen önce kullanmanın tam zamanı...

Diğer Okuyucuların Düşünceleri Aşağıda...

Hayır değilmiş :) Neden sen düşüncesini yazan ilk kişi olmayasın? Bence iyi bir fikir, denemeye değer.